Need for Speed Payback – İnceleme

Need for Speed Payback, EA’nın 23 yıllık yarış serisi için bir adım ileri, iki adım geri diyebiliriz. Payback, 2015’te başlayan yeni Need for Speed yapılanmasının yanlış adımlarını düzeltiyor olsa da, aynı zamanda Ghost Games‘in geliştirdiği birçok şeyi yıkıyor.

Need for Speed son dönemde, 2003 ve 2004’ün başarılı Underground efsanesinin diriltmeye çalıştı ve anlamlı bir performansla ve görsel uyarlamanın geri döndüğünü gördü. Canlı aksiyonu, birinci şahıs gerçek dünya otomobil ikonlarıyla buluştu. Bu, güzel bir fikir. Tabii ki, çok kısa, dünya büyük oranda boş ve başlangıçta herhangi bir drag yarışı yoktu, hatta oyunu tek oyunculu olarak bile duraklatamadınız. Oyunun kusurları vardı..

Payback tüm bunları telafi ediyor. Daha uzun bir deneyim var ve hikayeyi tamamlamak yaklaşık 15 saat alıyor. Ayrıca, dünya ekstra aktiviteler ve etkinliklerle dolu, drag yarışlarına katılmak da dahil ve evet, duraklatabilirsiniz. Gerçekten büyük bir yenilik..

Peki ya başka? Ne yazık ki, Payback kumar oynadı ve kaybetti.

Yayınlanan fragmanlardan ilk bakışta Payback’in, salt sokak yarışı odaklı bir aksiyonlu sürüş deneyimi sunduğunu anlamışsınızdır. Gerçek şu ki, yarış pazarındaki sürüş hacmini dolduruyor ve yeni “aksiyon sürüş” unsuru malum filmden esinlenilmiş sahnelerle ve Payback’in yeni polis takibi sistemi ile sınırlı. İlk bakışta heyecan verici görünebilirler, ancak çok talepkar değildirler. Şöyle ki, Payback bizi daha da zorlayacak deneyimler sunmuyor ve oyundaki güzellikleri baltalıyor. Sadece ara sahneden, ara sahneye gidiyoruz. Özellikle karakterler ve araçlar arasındaki geçiş sorunsuz (Forza Horizon 3’ün açılış anları gibi), ancak tamamen komutlanmışlar. Hızlı ve çılgın, ancak sığ ve tekrar oynamaya değmez. Sadece, Payback’in hikayesinin üzerine inşaa edilmiş. Hikaye ise, karmaşık bir ihanetle başlıyor ve ilgi çekici hiç hiçbir yere varmayan sonla bitiyor.

Polis takibi eğlenceli, ancak oyuna etkisi düşük

Polis takibi de büyük ölçüde kısır hissettiriyor ve polisten kaçış tamamen doğrusal bir egzersiz yaptırıyor. Burada kontrol noktaları üzerinden belirlenen bir yolda, doğaçlama yapmadan ve onları atmak için öngörülemeyen bir hareket serbestliği yerine zaman sınırı içinde yolu takip etmek zorundayız. Bu etkinliklerde polis arabalarını alt etmek Burnout 3’te olduğu gibi haz verici. Park edilmiş arabalar ile muhteşem yavaşlatılmış çarpışmalar eğlencelidir. Eskiden olduğu gibi rastgele ara sokaklara girmek ya da motor kapalıyken loş ışıklı bir alanda park edip gizlenme yok. Ya da özgür dolaşımdayken herhangi bir polis yok, sadece hikaye görevlerinde veya harita üzerinde önceden belirlenmiş bir takibi başlatan belirli tetikleyicilerde bulunuyorlar.

need for speed payback

Payback, son yarış etkinliklerine doğru gerçek bir yarışın ortasında polisin gelmesiyle işleri biraz değiştirebiliyor, aksi takdirde polis takipleri temel olarak şu anda AI (yapay zeka)’nın sizi durdurmaya çalışma denemelerinden ibaret. Polislerin yapay zekası, yeterince iyi görünüyor ve sayıları arttığında sizi sıkıştırmaya çalışıyorlar, ancak yine de çok tehlikeli bulamadım. Oyuncu tarafından kontrol edilen arabalar, polis arabalarının arasında inanılmaz güçlü bir şekilde dövülüyor.

Need for Speed Payback’in geri kalan kısmı; sokaklar, off-road ve drag yarışları. Modelleme güzel, arcade fena değil. Zayıf driftler, güçlü bir yapay zeka tarafından mahvedilebiliyor. Yeniden canlandırma biraz agresif. Bir engellere bodoslama daldıktan sonra kendinizi doğru yöne toparlama eğiliminde olsanız da, birkaç saniye sonra pistin ortasında canlandırıyor ve can sıkıyor.

Karakterler vasat, ama otomobiller etkileyici

Etkinliklerin her biri, kendilerini Dünya üzerindeki en önemli insanlarmış gibi tanıtan yarış ekiplerini yenilgiye uğratmaya yönelik. Senaryonun kendine güvenen tek bir öğeyle donatılmış olması komik… Oyuncu tarafından kontrol edilen üç ana karakter; öfkeli, agresif ve neredeyse savaş çığlığı atmaya kadar giden gerçek kötüler! Şimdi düşününce artık o kadar da komik gelmiyor, hatta itici…

Karakterler işlevsel olarak birbirlerinden farklı değiller; sadece birbirlerinden farklı beş özel araba sınıfından birine ya da ikisine bağlılar. Need for Speed Payback, arabaları yarış, off-road, drag, drift ve runner (polisten kaçmak için) olmak üzere beş kategoriye ayırıyor. Belirli yarış türleri için otomobillerin, belirli yerlerden satın alınması gerekiyor ve satın alınan arabalar türünden farklı bir yarış için kullanılamaz.

need for speed payback

Toyota ve Ferrari, EA’nın kontrolünün ötesindeki nedenlerden dolayı oyunda yoklar. Ancak tuner, muscle ve egzotikler bu yokluğu karşılıyorlar ve çok güzel görünüyorlar. Hurda (derelict) araçları harita üzerinde keşfetmek de görevimiz. Aydınlatma sistemi hasar görmüş boyasız ve paslı panelleri olan arabalar harika.

Araç yükseltme sistemi, şu ana kadarki en kötüsü…

Araba sınıflandırma anlaşılabilir, ama yükseltme (upgrade) sistemi kendinden nefret ettiriyor. Görsel özelleştirme seçeneklerinin, dünyadaki isteğe bağlı görevlerin yapılarak açılması gerekiyor. Çok daha kötüsü, performans özelleştirmesinin adeta bir kart oyununa dönüştürülmesi. Performansı artırmak için belirli parçalara geliştirme vermemizi sağlayan eski yapımların aksine, Payback’in yükseltmeleri, oyunun “Hız Kartları”yla kontrol ediliyor. Bu sistemi de beğendiğimi söyleyemeyeceğim.

need for speed payback

Otomobilinizi daha hızlı hale getirmek için Hız Kartları‘na ihtiyacınız var ve ekibinizin sahip olduğu her aracın Hız Kartları için altı yuvası var. (yuvalar şanzıman veya turbo gibi şeyleri temsil ediyor). Yarış tamamlayarak tek bir rastgele Hız Kartı kazanabilirsiniz, ancak en iyi ihtimal mevcut Hız Kartını artıran bir geliştirme olacaktır. Ayrıca, otomobil parçası mağazasından, oyun içi paraları kullanarak da Hız Kartları satın alabilirsiniz, ancak kartlar rasgele ve her 30 dakikada bir döndürülüyor.

Satın almalar, ücretsiz oynanış vaadeden bir oyun için rasgele yapılmış bir sistem gibi. Hangi parçaları istediğiniz veya oyunu oynamak için ne kadar zamanınız olduğunu umursanmıyor. Değersiz bir Hız Kartı ile ödüllendirilmek can sıkıcı bir hal alıyor. Eski yarışları tekrar tekrar oynamak, aracınızın seviyesini yavaşça yükseltmenin tek yolu.

Sonuç olarak Need for Speed Payback; büyük, yarış oyunlarının ehli ve güvenilir bir serinin son oyunu, ama polis kovalamaları, fazla oynanmış ve kötü yükseltme sistemi, kötü diyalog ve yüzeysel aksiyon sahneleri karşısında hayal kırıklığına uğradım.

İyi Oyunlar!

yorum Yap